<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>klasik müzik &#8211; derskitabicevaplarim.com</title>
	<atom:link href="https://www.derskitabicevaplarim.com/tag/klasik-muzik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derskitabicevaplarim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Jul 2023 22:05:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derskitabicevaplarim.com/wp-content/uploads/2021/01/cropped-Krem-Kose-Cerceve-Fotografcilik-Logo-1-32x32.png</url>
	<title>klasik müzik &#8211; derskitabicevaplarim.com</title>
	<link>https://www.derskitabicevaplarim.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Klasik Müzikte Rönesans Dönemi</title>
		<link>https://www.derskitabicevaplarim.com/klasik-muzikte-ronesans-donemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jul 2023 12:20:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[müzik ders notları]]></category>
		<category><![CDATA[klasik müzik]]></category>
		<category><![CDATA[klasik müzikte rönesans dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derskitabicevaplarim.com/?p=100784</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Klasik Müzikte Rönesans Dönemi</strong> ders notları, konu anlatımı pdf, konu özeti, konu anlatımı pdf, konuları, test pdf, çalışma kağıdı, ders kitabı cevapları, çalışma kitabı cevapları ve yazılı soruları.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Klasik Müzikte Rönesans Dönemi</h2>



<p class="has-text-align-center has-base-2-background-color has-background"><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/wp-content/uploads/2023/07/Klasik-Muzikte-Ronesans-Donemi.docx">Klasik Müzikte Rönesans Dönemi Ders Notu Konu Özeti İndir</a></p>



<p>9. yüzyılda başlayan ve Rönesans dönemine kadar devam eden ortaçağ döneminin en büyük özelliği çok sesliliğe geçiş olmuştu. Aslında o dönem için, eskiden beri tek sese alışmış kulakların başka başka seslerin belirli bir uyumla bir araya gelmeleriyle oluşan ses grubuna alışması hiç de kolay değildi. Bu tür müziğin kökeni Yunan ve Yahudi kültürüne dayanmaktaydı.</p>



<p>Çok eski dönemlerde Yunanlılar nota işareti olarak harfleri kullanırlardı. Ancak ortaçağ ile birlikte sesleri hecelere ayırmak ve her bir işareti de çizgilere oturtmakla birlikte ilk nota sistemi de kurulmaya başladı. İşte bu farklı seslerin kesin işaretlerle isimlendirilmesi, çok sesliliğin gelişimine büyük katkı sağladı.</p>



<p><strong>Notaların nasıl bulunduğuna gelince:</strong></p>



<p><strong>&#8220;Saint Jean Kasidesi&#8221;</strong>&nbsp;nin latince olan ilk dizesindeki sözcüklerden ilk heceleri aldı.</p>



<p><strong>UT</strong>-quent laxis (<strong>&#8216;UT&#8217;</strong>&nbsp;17. yüzyılda Bononcini tarafından&nbsp;<strong>&#8216;DO&#8217;</strong>&nbsp;olarak değiştirildi),&nbsp;<strong>RE</strong>-sonare fibris,&nbsp;<strong>Mİ</strong>-ra gestorum,&nbsp;<strong>FA</strong>-muli tourum,&nbsp;<strong>SOL</strong>-ve polluti,&nbsp;<strong>LA</strong>-birreatum&#8230;</p>



<p><br>Ortaçağ&#8217;da kilise dışında müzik, köylüleri ve soyluları eğlendirmek amacıyla cambazlık ve danslarla birlikte sanatçılar tarafından yapılırdı. Şövalyelik döneminin şövalye-bestecileri savaşa, yiğitliğe, aşka dair besteler yapıp söylemişlerdi.</p>



<p>Avrupa&#8217;da Ortaçağ Kilisesi, orgdan başka çalgıları<strong>&nbsp;&#8220;çok tanrılı dinlere&#8221;</strong>&nbsp;özgü sayarak yasaklamıştı. Kilise dışında da müzik, insan sesi kaynaklı düşünülmüş ve çalgı müziği düşünülmemişti. Ancak halk arasında üflemeli ve vurmalı çalgıların kullanıldığı görülmekteydi. Bu çalgılar Arap ve Türk kaynaklıydı. Tulumlu gayda, basit flütler, küçük el davulları, trampetler ve bunun gibi aletlerdi.</p>



<p>Rönesans&#8217;ın kelime anlamı&nbsp;<strong>“yeniden doğuş”&nbsp;</strong>demektir. Rönesans müziği dönemi, sıradan insan yaşamında müziğin tekrar değerlendirilmesi ve yeni düşüncelerin doğma dönemidir. Bu dönemde insanlar kendi yaşamlarını ve dünyayı kurarken yaptıkları heyecan verici keşifleri müziğe yansıttı.</p>



<p>Birçok insan tarih, bilim ve kültür öğrenmek için okula gidiyordu. İnsanlar kendi kültürlerini ve dünya tarihini çalışıyordu, sanatı geçmişte olmayan şekillerde değerlendiriyorlardı.</p>



<p>Rönesans&#8217;ın yaşam sevinci, dansları, danslar da çalgıları arttırdı. Bu dönemde yeni çalgılar icat edildiği gibi, eski çalgıların da sesleri büyütüldü ve zenginleştirildi; org, klavsen, lavta, arp, flüt, yan-flüt, kornet, trompet ve tabii ki viyola bu döneme damgalarını vurdular. Ritmi güçlendirmek amacıyla vurmalı çalgıların da bu gelişime katılmasıyla büyük davullar, ziller, üçgenler ve defler dönemin orkestralarındaki yerlerini aldılar. Ancak yine de Rönesans dönemi bestelerinin en belirgin özelliği, çalgıların aynı anda başlayıp aynı anda eseri bitirmeleri olarak anlatılabilir. Ses şiddeti hep aynı ayardadır.</p>



<p>Dönemin müzik anlayışının en büyük anahtarı, tek bir tel üzerindeki basit aralıkların gösterilmesiydi. Bu aralıkların anlamı en ilkel sayı ilişkileriyle yorumlanıyordu, bu da Tanrı&#8217;nın varlığına kanıt olarak gösteriliyordu. Bu nedenle Rönesans sanatçıları, müziksel orantıları diğer sanat alanlarında da kullanmışlardır.</p>



<p>Rönesans döneminde ilk kez yazılı müzik kullanılabilir hale geldi, insanlar bestecilerin eserlerini evlerinde ve kiliselerinde öğrendi. Enstrümantal ve dans müziği popülerdi. Müzisyenler kendi geçmişlerinden çok sanatları ile tanınmaya başladılar.</p>



<p>Rönesans dönemi ile birlikte çoksesliliğin ilk büyük eserleri de ortaya çıkmaya başladı. 16. yüzyılda artık din dışı eserlerde, şiirle müzik bir araya gelerek daha uzun soluklu besteler yapılmaya başlandı.</p>



<p>Rönesans, müziğin bütün kültür hayatında büyük önem taşıdığı bir çağ olmuştur. Çünkü bir erkeğin aydın olsun, sanatçı, bilgin ya da diplomat olsun müzik teorisini bilmesi ve pratiğini yapmış olması gerekiyordu. Bir saray adamının, bilgilerinin yanı sıra müzikçi olması ve çalgı çalması baş koşuldu. Başka bir ifadeyle müzik bambaşka bir değer ve anlam taşımaktaydı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">İşinize Yarayabilir</h2>



<p><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/muzik-ders-notlari/">Müzik Ders Notları, Çalışma Notları, Konu Özetleri Ana Sayfa</a><br><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/calisma-ve-ders-kitabi-cevaplari/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ders Kitabı Cevapları<br></a><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/online-test-coz-pdf-indir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Tüm Dersler Test Pdf İndir ve Online Test Çöz<br></a><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/yazili-sorulari/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Yazılı Soruları Tüm Sınıflar</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Klasik Müzikte Klasik Dönem</title>
		<link>https://www.derskitabicevaplarim.com/klasik-muzikte-klasik-donem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jul 2023 12:18:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[müzik ders notları]]></category>
		<category><![CDATA[klasik müzik]]></category>
		<category><![CDATA[klasik müzikte klasik dönem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derskitabicevaplarim.com/?p=100786</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><strong>Klasik Müzikte Klasik Dönem</strong></strong> ders notları, konu anlatımı pdf, konu özeti, konu anlatımı pdf, konuları, test pdf, çalışma kağıdı, ders kitabı cevapları, çalışma kitabı cevapları ve yazılı soruları.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Klasik Müzikte Klasik Dönem</h2>



<p class="has-text-align-center has-base-2-background-color has-background"><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/wp-content/uploads/2023/07/Klasik-Muzikte-Klasik-Donem.docx">Klasik Müzikte Klasik Dönem Ders Notu Konu Özeti İndir</a></p>



<p>Özellikle müzikte olmak üzere, bir çok alanda sık sık kullanılan klasik kelimesi, ülkelere ve çağlara göre çok değişik gerçeklikleri kapsar. Klasik müzik popüler veya hafif diye adlandırılan müziklerin karşıtı gibi ele alınabilir ve o zaman Pérotin den (ykl.1200)Pierre Boulez in izleyicilerine (XX.yy sonu) kadar bütün yüksek (veya ciddi)Avrupa müziğini içine alır. Bu bağlamda ( Avrupa dışı müziklerin tersine) klasik müzik ile çağdaş müzik ayrımı yapılabilir ve çağdaş müzik, mesela Debussy&#8217;den veya Boulez-Stockhausen kuşağından (1945) başlatılabilir. Ayni şekilde klasik müzik, romantik müzikten, barok müzikten, Rönesans müziğinden ve ortaçağ müziğinden de ayrılmaktadır. Ne var ki bu anlamda Lully ve Rameau&#8217;nun Versailles klasikçiligi ile Haydn, Mozart ve Beethoven&#8217;in Viyana klasikçiliği, ne zaman, ne teknik, ne de estetik olarak biribirine karıştırılamaz; hatta bunların birinden ötekine geçisi, çok önemli bir kültür olayı olan Soytarılar savaşı (1752 de, Fransız müziği ile İtalyan müziği taraftarları arasında Pariste çıkan sanat kavgası) simgeler.</p>



<p>Edebiyatta olduğu gibi müzikte de klasik teriminin kullanılışı çok eski değildir (ilkin 1800 ler civarı) ve romantik teriminden daha sonra kullanıldığı kesindir. Son olarak şunu da belirtelim ki, Goethe&#8217;den itibaren, yani XIX. yy&#8217;in başından beri müzikteki klasik-romantik karşıtlığı, zihinleri, özellikle de yazarların zihnini epeyce meşgul etmiştir. Müzikte son barogun en büyük temsilcisi olan Bach 1750 de Leipzig de öldüğünde genç Haydn Viyana da ilk eserlerini yazıyordu. Bu olaylar bir yüzyılı iki eşit döneme ayırır. Birinci yarıya Bach hâkimdir. İkinci yarıdaysa Haydn yepyeni bir sanat ve toplum bağlamında, Mozart ile birlikte, Viyana’yı en azından yaratıcılık açısından, Avrupa’nın müzik merkezi haline getirir. Bu iki besteci XVIII. yy in ikinci yarısıyla özdeşleşir. Sonraki kuşaklar geriye dönüp baktıklarında böyle düşüneceklerdir. Özellikle Bach, ortaçağdan ve Rönesans&#8217;tan devralınan birikimi en uç noktasına ve zirveye ulaştırmıştır. Oysa onun çağdaşı olan bestecilerin büyük bir kısmı, besteleme tekniklerinin sadeleştirilmesi, armoni ve çokseslilik (kontrpuan) yerine melodiye öncelik verilmesi gibi eğilimler göstermektedir. Bach&#8217;in ölümünden hemen önceki ve hemen sonraki dönemlerde Bach&#8217;a oranla kesin bir yüzeysellik görülür. Yeni melodi anlayışı ileride daha da güçlenecektir, ama kompozisyon yoğunluğu bakımından bu yeni anlayışın yol açtığı kayıplar, yeni bir çokseslilik, yeni bir yoğunluk ve yeni bir müzik düşüncesi getiren Haydn ve Mozart dehaları sayesinde ancak 1780&#8217;e doğru telafi edilecektir. Haydn ve Mozart yetişme döneminde eserlerinin tek bir notasını bile bilmedikleri Bach&#8217;in üslubundan çok uzaktır. İkisinin de üslubunun ilk belirtileri, Bach&#8217;in ölümünden epeyce önce ortaya çıkmıştır ve Bach&#8217;inkinden çok daha fazla Telemann, Scarlatti gibi çağdaşlarının ve 1710 dolaylarında doğmuş olan ve bazılarınca ön-klasik diye nitelenen bestecilerin üslubundan izler taşır. Ön-Klasik denilen besteciler Kuzey Almanya&#8217;da Carl Phillip Emanuel Bach (Johann Sebastian&#8217;in dört müzisyen oğlunun ikincisi), Mannheim&#8217;da Johann Stamitz, Viyana&#8217;da Mathias Georg Monn ve Georg Christoph Wagenseil ve Milano&#8217;da Giovanni Battista Sammartini&#8217;dir. Italyan opera bestecilerinin ve Johann Adolf Hasse gibi, İtalyan olmayan ama İtalyan tarzı operalar yazan bestecilerin de apayrı bir yeri vardır. En azından XX.yüzyılın ortalarına kadar, Haydn (1732-1809) ve Mozart&#8217;in (1756-1791) son eserleri ve Beethoven&#8217;in hemen hemen bütün eserleri, bestecilerin ve dinleyicilerin düzeylerini belirleme konusunda mihenk taşı sayılacaktır. Özellikle bu anlamda bu üç besteci klasiktir. Onlar tarihte keşfedilmeye ihtiyaçları olmayan ilk bestecilerdir. Bu onlardan önceki bütün bestecilerin büsbütün unutulduktan sonra XX. yüzyılda yeniden hatırlandığı Haydn ve Mozart&#8217;in eserlerinin (hiçbir zaman Bach gibi bir köşede keşfedilmeyi beklememişlerdir.), 19. yüzyılda da günümüzdeki kadar tanındığı, anlaşıldığı ve çalındığı anlamına gelmez. Ama Haydn ve Mozart, kendi dönemlerinden günümüze kadar repertuarda ve dinleyicinin zihninde çok sağlam bir yer edinmişlerdir. Aslında, onlar en büyük eserlerini, o dönemde ortaya çıkan ve istensin veya istenmesin, bugün de müzik hayatımızın temelini oluşturan konserler için yazmışlardır. Aynı şekilde senfonik orkestrayı yarattılar ve (özellikle Haydn) yaylılar dörtlüsünden senfoniye kadar yeni türlerin parlak örneklerini verdiler. Bu bestecilerin piyano sonatlarını ve (özellikle Mozart tarafından) temelden değiştirilen konçerto türündeki eserlerini ve operalarını da anmak gerekir. Senfonik müziği (veya orkestra müziğini) oda müziğinden ayırdılar ve Germen, hatta Viyana müziğinin, bir buçuk yüzyılı aşkın bir süre boyunca bütün Avrupa&#8217;ya hâkim olmasını sağladılar. Nihayet, bu müzisyenler sanatçının özgürlüğü ilkesini iktidarlara ve topluma kabul ettirdiler.</p>



<p>Klasik üslup 1780-1815 arasında en parlak dönemini yaşadı. Bu dönemde Avrupa&#8217;da Fransız devrimini hazırlayan olaylar, sonra devrim, hemen ardından patlak veren olaylar yaşandı. Kökenlerine eğinildiğinde görülür ki Viyana, 1750&#8217;ye doğru diğerleri gibi bir merkezdir. Ama en küçük bir kuramsal spekülasyona girişmeksizin denebilir ki, Viyana üslubu-Başlangıçta, mesela Mannheim üslubundan daha az şaşaalı daha az heyecan yaratıcıdır- Ama çok geçmeden ( Haydn&#8217;in 1760&#8217;lardaki senfonileriyle kesin olarak), en ileri ve en anlamlı biçimsel ve tonal arayışlarla özdeşleşmiştir. Ve sonunda, 1800 insanları için, tek başına (veya hemen hemen) orkestra müziğinin ve yüksek düzeyli oda müziğinin temsilcisiydi, hatta Viyana üslubu, orkestra müziğiyle tamamen özdeşleşti. Bu bakımdan İtalya’dan ve 1789 öncesi ve sonrası Fransa’sından olduğu kadar, kurumsal etkinliklerin yoğun olduğu, ama Viyana okulunun üstün başarılarıyla kıyaslanabilecek hiçbir şey ortaya koyamayan Kuzey Almanya’dan da ayrılır ve Empfindsamkeit tan doğrudan doğruya romantizme geçer.</p>



<p>Öte yandan Viyana üslubu, yalnız Kuzeyin ve Güneyin (İtalya) değil, Doğu ve Batının da(Haydn, Slav dünyasının çok yakınında doğmuştur) birleştiği bir yer olarak görünür. Son olarak şunu da belirtmek gerekir ki, Viyana üslubunda yalnız değişik halkların değil, değişik toplumsal katmanların duyguları da (1770 e doğru, Kuzey Almanya&#8217;da Haydn&#8217;in avama yönelik üslup özelliklerine karşı gösterdiği sert tepkiler, bunun kanıtıdır) bir araya gelmiştir. Viyana üslubu kültürlü kesime yönelik olanla basit halka yönelik olanı da, aristokratik olanla amiyane olanı, hiçbirine hiçbir şey kaybettirmeden birbirine karıştırdı ve bunların evrensele yönelen bir sanat dünyası doğurduğunu kabul ettirdi. Bu insanca özelliklere, 1780lerde, 2. Joseph&#8217;in hükümdarlığı döneminde, Viyana’nın aydınlanma ruhunun getirdiği entelektüel bir kaynaşma ortamı oluşu da eklendi. Haydn ve Mozart, bu arada olgunluk dönemindeydiler ve bu ortamdan beslenmeyi bildiler. Mozart’ın sihirli flütü (die Zauberflöte 1791) bunun kanıtıdır, bu eser Viyana ruhunu, dolayısıyla dönemin özünü yüceltmiştir. Buna tepkiler gecikmedi, ama Haydn, Yaratılış (1798) adlı oratoryosuyla Beethoven Fideliosuyla (1805-1814) hatta Metternich Sistemi sırasında 9. Senfonisiyle (1824) geleneği sürdürdü. 9. Senfoni, bütün insanların kardeş olduğunu ilan etmekle kalmayıp, kesinlik taşıdığı bir çağdan kaynaklanan son sarsıntıdır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">İşinize Yarayabilir</h2>



<p><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/muzik-ders-notlari/">Müzik Ders Notları, Çalışma Notları, Konu Özetleri Ana Sayfa</a><br><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/calisma-ve-ders-kitabi-cevaplari/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ders Kitabı Cevapları<br></a><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/online-test-coz-pdf-indir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Tüm Dersler Test Pdf İndir ve Online Test Çöz<br></a><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/yazili-sorulari/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Yazılı Soruları Tüm Sınıflar</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Klasik Müzikte Barok Dönemi</title>
		<link>https://www.derskitabicevaplarim.com/klasik-muzikte-barok-donemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jul 2023 12:17:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[müzik ders notları]]></category>
		<category><![CDATA[klasik müzik]]></category>
		<category><![CDATA[klasik müzikte barok dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derskitabicevaplarim.com/?p=100788</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><strong>Klasik Müzikte Barok Dönemi</strong></strong> ders notları, konu anlatımı pdf, konu özeti, konu anlatımı pdf, konuları, test pdf, çalışma kağıdı, ders kitabı cevapları, çalışma kitabı cevapları ve yazılı soruları.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Klasik Müzikte Barok Dönemi</h2>



<p class="has-text-align-center has-base-2-background-color has-background"><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/wp-content/uploads/2023/07/Klasik-Muzikte-Barok-Donemi.docx">Klasik Müzikte Barok Dönemi Ders Notu Konu Özeti İndir</a></p>



<p>Barok dönem, 1600 ile 1750 yılları İtalya’daki opera denemeleriyle başlamış, J.S.Bach’ın ölümüyle sona ermiş ve tüm müzik türlerinde günümüze kadar kalıcı olan değişikliklerin oluşmasına neden olmuştur.</p>



<p>Barok müzik, bir döneme adını vermekle birlikte mimari başta olmak üzere diğer pek çok kategoride de değerlendirilebilmektedir. Barok Portekiz’ce barroco (düzgün olmayan inci) kelimesinden gelmektedir. Mimarlıkta, deniz kabuklarına benzer eğmeçli bezemelerden meydana gelen, 17. yüzyılda kısmen de 18. yüzyılda Avrupa&#8217;nın özellikle Katolik ülkelerine (İtalya, İspanya, Portekiz, Avusturya, güney Almanya, Belçika) ve Latin Amerika&#8217;ya yayılmış olan üslup olarak göze çarpar. Barok sözcüğü yalnızca 17. yüzyıldaki genel tutumu nitelendirmekle kalmamış, Helenizm ile Gotik&#8217;in geç dönemlerindeki bazı belirtilerin anlatılmasında da kullanılmıştır. Furetiére&#8217;in 1690&#8217;da hazırladığı Fransız dilinin ilk sözlüğüne göre &#8220;barok&#8221;, &#8220;tam yuvarlak olmayan incileri anlatmakta kullanılan bir kuyumculuk terimi&#8221;dir. Saint-Simon 1711&#8217;de &#8220;garip ve rahatsız edici bir düşünce&#8221;yi anlatmak için barok sözcüğünü kullanmıştır. Fransız Akademisi sözlüğü de 1694&#8217;teki ilk baskısında Furetiére&#8217;in tanımlamasını olduğu gibi benimsemiştir. 1740&#8217;taki baskı ise mecazi anlamı benimsiyordu: düzensiz, tuhaf, eşit olmayan. Jean Jacques Rousseau&#8217;ya göre &#8220;barok müzik, armoninin açık seçik olmadığı, modülasyonlar ve uyumsuzlukla dolu entonasyonları güç ve hareketi zor olan müziktir&#8221;. Yapı sanatı ile ilgili ilk tanımla 1788 yılında &#8220;Encyclopédie méthodique&#8221;te karşılaşılmaktadır: &#8220;mimarlıkta barok, tuhaflığın bir nüansıdır&#8221;. Öyle anlaşılıyor ki bu isim, dönemin başlangıcında resim ve heykel çalışmalarındaki değişikliklere gösterilen şaşırmış reaksiyon sonucu çıkmıştır.</p>



<p>Rönesans dönemi, tüm sanat dallarında sadelik, temizlik ve saflık dürtülerini güçlendirmesine ve duyguları daha yumuşak bir anlatımla ifade etmesine karşın, özellikle müzik alanında, sürekli kullandığı tekdüzelikten dolayı giderek sıkıcı olmaya başladı. O kadarki, Rönesans dönemi bestelerinin en belirgin özelliği çalgıların aynı anda başlayıp aynı anda eseri bitirmeleri olarak anlatılabilir.</p>



<p>Barok dönemle birlikte, müzik &#8220;kontrast&#8221; kavramı ile tanışır. Aynı tınılardaki çalgılar birbirleriyle savaşırcasına, birbirleri ile karşıtlık oluşturarak eserde yerlerini alırlar. Klasik Dönem sanatçıları dahi, her ne kadar Barok dönem eserlerini karmaşık, süslü, zevksiz ve abartılı olarak adlandırsalar ve &#8220;Barok&#8221; kelimesini aşağılayıcı manada kullansalarda kendi kullandıkları ve günümüze kadar uzanan birçok armoni kuralını bu dönemin ustalarınan öğrenmişler ve yer yer kopyalamışlardır. 150 yıla yayılan bir süreci etkileyen Barok akımı, kimi müzik tarihçilerine göre 2, kimine göre 3 evreli bir dönemdir. Fakat herkesin kabul ettiği ortak düşünce ise son dönem &#8220;Olgun Barok&#8221; Johann Sebastian Bach&#8217;ın etkisi altında geçmiştir.</p>



<p>Barok müziğinin yapısında en belirgin özellik, müzikde &#8220;kontrast&#8221;lar kullanılması olmuş ve bununla birlikte konçertolar devri başlamıştır. Müziksel ifadeyi güçlendirmek için kullanılan ses düzeyinin alçalıp yükselmesi Barok dönemde keşfedilen ve gelişen işaretlerle başlar. Ortaçağ ve Rönesans&#8217;ta ses şiddeti, hep aynı seviyede kullanılmaktaydı. Barok dönemde &#8220;Piyano &#8211; düşük ses&#8221; ve &#8220;forte &#8211; gür ses&#8221; terimleri ile eserlerde ses şiddetinin önemi ve katkısı görülmeye başlar.</p>



<p>Barok dönemin bir diğer yeniliği bu döneme kadar olan müzikal yapıda bulunmayan ve eserin başka bir bölüme geçeceğini veya bittiğini belirten bir olgunun kullanılmasıdır. Eserlerde kapanışlar ve geçişler daha güçlü yer alır.</p>



<p>Sonat, konçerto ve vokal formları gelişiminin ortalarında, barok dönemin bir başka önemli özelliği ortaya çıkmaya başladı : Tonalite. 16.yüzyılın ortalarında eski kilise modları, yeni anahtar bağları konseptiyle yer değiştirmeye başladı. Barok dönemle birlikte besteciler bir anahtardan diğerine atlamaya başlamıştı. Zamanın kromatik müziğini üretmeye başlamışlardı.</p>



<p>Zamanla, anahtarlar arasında ki bağ ve geçişler bir sistem halini aldı. Bach’ın İyi Düzenlenmiş Klavye(Well-tempered clavier) adlı eseri bu bağı anlamak için iyi bir örnektir. Bu eser ayrıca bir başka iki önemli barok özelliği yapısı içinde barındırmaktadır : Prelüd ve füg.</p>



<p>Barok dönemin en gözde çalgıları klavsen ve harpsikort’tu. Bunlar seslerin hafif veya kuvvetli çıkmasına olanak sağlamayan bir düzeneğe sahiptiler. Oysa barok dönemde gelişen, müzikal anlatımı güçlendiren müzik sembolleri ve o dönemde ihtiyaç duyulan hafif ve kuvvetli çalımlar önemli bir unsur halini almıştı.</p>



<p>Bütün bu değişiklikler birbirlerine paralel olarak geldi ve barok dönemi oluşturdular. Eski kurallardan ve polifonik takıntılardan kurtulunması, yeni bir tarz ve kural geleneği yapma gereğini doğurdu. Bu da, kadanslar veya armonik geri planlar üzerine doğal olarak solistlik yapan, melodiyi ortaya çıkardı. Bu armoniler içinde sequence(zincirleme)’i getirdi ve tüm bu armonik gelişimler bir yandan da ritmik gelişmeleri doğurdu. Bas bölümleri, Orta Avrupa dans müziğinin tipik ritmleriyle kaynaştı ve tüm bunlar barok müziği barok müzik yaptı.</p>



<p>Barok dönemde müzik, modern müzikal dilin gelişiminde kuşkusuz en önemli kilometre taşı olmuştur. Bu 1,5 yüzyıl içerisinde, müzikal formlar değişip geliştikçe bir yandan da daha sonrasının ve bugünün müzik standartlarını belirlemeye başlamıştı. Tonalite ve akor tonlaması çok büyük önem taşımaktadır. Bir başka önemli özellik ise müziğin, bu dönemde evrensel bir dil taşımaya başlaması, ulusallıktan çıkıp tüm Avrupa ve dünyaya seslenmesidir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">İşinize Yarayabilir</h2>



<p><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/muzik-ders-notlari/">Müzik Ders Notları, Çalışma Notları, Konu Özetleri Ana Sayfa</a><br><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/calisma-ve-ders-kitabi-cevaplari/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ders Kitabı Cevapları<br></a><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/online-test-coz-pdf-indir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Tüm Dersler Test Pdf İndir ve Online Test Çöz<br></a><a href="https://www.derskitabicevaplarim.com/yazili-sorulari/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Yazılı Soruları Tüm Sınıflar</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
